Merhaba, Yabancı!

Burada yeni gibi görünüyorsunuz. Eğer katılmak istiyorsanız düğmelerden birine tıklayınız.

Son Yorumlananlar

Son Yorumlananlar

Yoruyorum ile tartışmalara katıl, yorumunu paylaş. Kendini ifade etmenin en kolay ve en özgür yolu. Gündem belirleyen her zaman sen ol!

Discussion List

  • 0
    Orta Dünya Konulu Kitap Tavsiyeleri
    Orta dünya (orta dünya kıtası diyebiliriz) J. R. R. Tolkien'in kurguladığı hayali bir mekan, kıta veya paralel evren de diyebiliriz. Her ne kadar Tolkien orta dünyanın yaratıcısı olsa da, gelecek nesil yazarlar Tolkien'den etkilenip kendi orta dünyalarını oluşturmuşlardır. Böylece edebiyatta orta dünya kavramı önemli bir yer edinmiştir.

    Benim ilk tavsiyem tabii ki üstad J. R. R. Tolkien'in kitapları olacak;
    1. Silmarillion
    2. Hurin'in çocuklar
    3. Güç yüzüklerine dair
    4. Hobbit
    5. Yüzüklerin efendisi
    78 görüntülenme 2 yorum En son dmr51 yorumladı Edebiyat
  • 0
    33 görüntülenme 0 yorum dmr51 yazdı Video
  • 0
    Şeker Portakalı (Kitap)

    Muhteşem bir kitap, tam bir klasik. Her yaştan insanın okuyabileceği bir kitap. Dünyayı bir çocuğun gözüyle görebilmek, onun gibi düşünebilmek, onun gibi anlayabilmek ve algılayabilmek için mutlaka okunmalı.

    Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelosun başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelosun çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zezenin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler. (Arka kapak bilgisi)
    47 görüntülenme 0 yorum dmr51 yazdı Edebiyat
  • 1
    'Kudüs her şeyimizdir'

    Kudüs'ün işgali, herhangi bir devletin herhangi bir devletten bir şehrini zapt etmesi gibi değildir. Çünkü Kudüs, herhangi bir devletin bir şehri değil, tıpkı Mekke gibi, tıpkı Medine gibi, bütün yeryüzü Müslümanlarının şehridir. Hıristiyan dünya için Vatikan nasıl ki ortak bir kutsal bölge ise, Kudüs de Müslümanlar için hatta çok daha fazla mübarek bir beldedir.

    Vatikan, Hıristiyanların sadece Katolik olanları için kutsal sayılır, ama Kudüs bütün Müslümanların ortak mukaddesidir. Vatikan, sonradan ihdas edilmiş, izafi bir kutsal bölgedir, fakat Kudüs sahihen ve fiilen mübarektir Müslümanlar için.

    Kudüs'ün Hıristiyan ve Yahudilerce de kutsal bilinmesinin temelinde sadece siyaset yatar. İslâm düşmanlığı üzerine kurulmuş bir siyasettir bu.

    Âdem aleyhisselamdan bu yana gelen peygamberlerin tümünü onaylayan, hepsinin mirasına sahip çıkan ve layık olan sadece Müslümanlardır. Hıristiyanlar ve Yahudilerse, asabiyetin, bölücülüğün, inkârların, düşmanlıkların örgütü olmuştur. Ancak bir veya bazı peygamberlere bağlı görünerek, onların getirdiği dini ise tahriflere uğratarak geliştirdikleri din ya da mezhep adlı örgütlerle, kendilerinin dışında kalan inançlara ve insanlara düşman oldular, katliamlar düzenlediler, haçlı seferleri açtılar.

    Hıristiyanlar da, Yahudiler de çok iyi bilirler ki Kudüs bütün hak dinlerin şehridir, yani asıl Müslümanların öz malıdır.

    Kudüs'ün işgali, Yahudilerle Hıristiyanların müşterek İslâm düşmanlığına çağdaş son örneklerden biridir ve en korkunç anlamlısıdır. Tarihi ve ırklaşmış bir nefretin timsalidir. Emperyalist niyetlerle mayalanmış olan bu nefretin bir ürünü olarak İsrail Devleti kuruldu. Ve emperyalizmin desteğinde adım adım ilerleyerek Kudüs işgalini gerçekleştirdi.

    Kudüs, Müslümanların canından koparılmış bir parçadır. Kim, orası Araplardan alınmış bir şehirdir gibi düşünüyorsa, emperyalizm beynini yıkamıştır onun.

    Kudüs yalnızca 100 milyonluk bir Arap âleminin değil, bir milyar Müslümanın malıdır. Bir milyar insana emanet kılınmış mübarek bir İslâm beldesidir Kudüs.

    Yahudi devleti, İslâm düşmanlığı ile kol kola girmiş bulunan evrensel emperyalizmin bir sıçrama tahtasıdır. Filistin'de çöreklenmiş olan Yahudi, birkaç milyon nüfusuyla izah edilebilecek bir gecekondu devlet değil; bütün Müslümanları siyasi ve iktisadi bakımdan sömürmeyi, çürütmeyi amaçlamış olan evrensel bir üs'tür.

    Kudüs'ün işgaline karşı çıkmayan, bu reddini her vesile ile haykırmayan, orayı kurtarmayı bir milli ülkü olarak benimsemeyen her Müslüman ve halkı Müslüman olan her devlet, bir kement gibi başının etrafında dolanan esaret zincirinin farkında değil demektir. Kudüs'ün uğradığı emrivakiyi şiddetle reddetmektir Müslümanlardan beklenen. En azından şiddetle ve nefretle ret!

    Yahudi'nin ve emperyalizmin yeni hamlelerine imkân vermeyecek olan tek silah vardır şimdilik, bu işgali gittikçe yoğunlaşan bir reaksiyonla reddetmek!

    42 devlet ve bir milyar insan sürekli olarak bu işgali reddettiğini ilan etmelidir.

    Kudüs'ü unutmak, yurdumuzu unutmaktır. İnancımızı, kişiliğimizi unutmaktır. Anlamımızı unutmaktır. Köleliğe talip olmaktır.

    Mehmet Akif İnan

    134 görüntülenme 3 yorum En son dmr51 yorumladı Gündem
  • 0
    20 görüntülenme 0 yorum memci yazdı Sinema
  • 1
    Hayırlı Ramazanlar
    Bu akşam ilk teravih ve sahur inşallah. Bizleri bu mübarek aya kavuşturan Rabbime hamd olsun.

    28 görüntülenme 1 yorum En son memci yorumladı Gündem
  • 2
    Polonezköy'ün Polonya ile alakası olması
    İstanbul Beykoz'da yer alan Polonezköy'ün aslında Polonya ile alakası olduğunu biliyor muydunuz? Rusya-polonya savaşları sonrasında savaştan kaçan Polonyalı mülteciler polonezköy'e yerleştirilmiş. Tabii o zamanlar polonezköy'ün adı "adampol".Ancak göçen mülteciler sebebiyle ismi  Polonezköy oluvermiş. Hatta Polonya prensi Adam Czartoryski de uzunca bir süre polonezköyde ikamet etmiş. 
    36 görüntülenme 0 yorum dmr51 yazdı Gündem
  • 0
    Fareden akıl dolu bir kaçış

    köşeye sıkışan fare zekice ortamdan sıvışıyor
    26 görüntülenme 0 yorum dmr51 yazdı Video
  • 0
    Kupa Akhisarın
    Türkiye kupasının sahibi Akhisar spor oldu. Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe'yi 3-2 yenen Akhisarspor, tarihinde ilk kez kupayı müzesine götürdü.
    30 görüntülenme 1 yorum En son Murat yorumladı Spor
  • 1
    YÖK, Fransızca bölümlerine öğrenci almayı durduruyor
    Fransa'da 300 yazar ve siyasetçinin, şiddet ve yahudi düşmanlığı yaydığı iddiasıyla Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetlerin çıkartılması talebinde bulunmuştu. Ülkemizden bu duruma bir çok tepki gelmişti. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'da (YÖK) duruma sessiz kalmayarak, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları bünyesinde yer alan ve henüz öğrencisi olmayan Fransız Dili ve Edebiyatı ve Fransızca öğretmenliği bölümlerine yeni bir karar alınıncaya kadar öğrenci alınmamasına karar verdi.
    27 görüntülenme 1 yorum En son dmr51 yorumladı Gündem